Kategori-Genel

Sedat Demirdoğan – Hasret !

Hasretin vuruyor gecelerime, Sabah olmuyor,
Aydınlanıyor odamın camı seninle,
Sabırsızca bekliyor bu kalp,
Hasretine dayanamıyor ölüyorum günden güne…

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

Özlem dolu geçen zamanlar sensiz olmuyor,
Sen belki anlamazsın aşk nedir bilmezsin diyorsun,
Yazdıklarıma bakıp öğrenirsin ne var sanki dersin,
Önemli olan okumak değil ders almaktır bunu bilesin…

Sedat Demirdoğan

Fuat Yüce – Alkol, Sağlıksız Yaşam

food-whisky-glasses-cigar-cigarette-ashtray-wooden-table

Merhaba dostlarım. Bugün sizlere şu sağlıklı yaşam vızıltısından söz edeceğim. Bu aralar bunun için fazlasıyla şekilden şekle giren insanların olduğunu fark ettim. Bu insanlar ile sürekli t*şak geçen birisiyimdir. Gerek suratlarına, gerek arkalarından yaparım bu işi. Haliyle spor yapan insanlar tarafından veya sağlıklı yaşama teması altında hareket eden insanlar tarafından pek sevilmem. Aynı zamanda da alkol ve sigarayı çok fazla tüketen birisiyim. Çok fazla lezzetli yemek yiyip, bütün günümü uyuklayarak, müzik dinleyip, icra ederek geçiririm. Bir s*ke yaradığım söylenemez yani. Devamını Oku

Fuat Yüce – Yırtmaçlı Kadın

 

73933940_2

Uzun sarı saçları vardı. Sağ bacağında bir yırtmacı olan uzun, bol ve siyah bir eteği de. Güneşin ışığı pürüzsüz bacağına yansıyordu. Bacağı daha parlak ve çekiciydi. Güzel bir fiziği vardı. Kafası sürekli telefonun önündeydi. Kafasını hiç kaldırmadan ilgileniyordu. Sanırım güzellikle, zekanın yine orantılı olmadığı bir canlı daha karşımdaydı. Arada bir tebessüm ediyordu. Sanırım bir gülümseme bu kadar güzel ve huzur verici olabilirdi. Masum bir görünüşü vardı. Tıpkı birçok diğer insan gibi sadece görünüşü öyleydi. Çevresindeki erkekler kadını gözlüyordu. Pis pis sırıtıp onu izliyorlardı. Gözlerinde ”seks” haykırışı vardı. Bunu bir erkek olarak bile görebiliyordum. Pekala, benim aklımda olan neydi? Gözlerim ne diye haykırıyordu? Vajinası için mi? Eğer ortada çekici bir hatun varsa seks olmamalı mıdır içimizde? Doğru olan bu muydu yani? Seksi olmak için çabalamış birisine, seksi değilmiş gibi yaklaşmak mı? İşin ucunda kesinlikle vajina vardı, olmalıydı. Ama beni o trollerden ayıran şey neydi? Farklı kılan şey neydi? Yoksa hiçbir şey mi? Bilmiyorum, bir farkım olmalıydı. Ya da bir farkı olmalıydı, eğer ben bakmışsam.

Ümit Yaşar Oğuzcan – Aşk Çizgisi

Bütün yollar aşktan geçiyor, görüyor musun?
Bir aşk çizgisi var her şeyden öte
O çizgiden başka bütün çizgiler
Aşkı tüketmede

Kimi dik çizgilerin kimi paralel
Eğri büğrüsü, düzgünü, kalını, incesi
Ve bir gün sarıyor bütün çizgileri
Ölüm çizgisi

Bense hep seni çiziyorum kağıtlara, duvarlara
Yeşillerle, morlarla, mavilerle
Resmini yapıp adını yazıyorum
Renk renk çizgilerle

Tut ki iki noktayız birbirinden uzak
Bir çizgiyle aramızı birleştiriyorum
Sonra bir ev yaparak çizgilerden
İçine seni yerleştiriyorum

Başlıyoruz geometrik yaşamlara
Nokta nokta, şekil şekil
Ve bir tek çizgi oluyoruz seninle, mutlu
Öbür çizgiler umurumuzda değil

Her düşünce aşka teğet geçiyor
Tanığı çizgiler var olduğumuzun
Bir aşk çizgisi var her şeyden önce
Bütün yollar aşktan geçiyor, görüyor musun?

Ümit Yaşar Oğuzcan

Orhan Veli Kanık – İstanbul’u Dinliyorum

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Birşey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul’u dinliyorum.

Orhan Veli Kanık

Can Yücel – Bağlanmayacaksın

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden…
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…

Can Yücel

Tomris Uyar ve Âşıkları

Üç büyük şairin uğruna, bir küçücük bakışına şiirler yazdığı kendisi de yazar olan Tomris Uyar’dan bahsetmek istiyorum. Hangi kadın Tomris Uyar’ın yerinde olmak istemez ki… Fakat kendisinin bu büyük şairler tarafından özel hissettirilmesine kayıtsız kalması ve bu aşklar hakkında çok yazılıp çizilmesini istememesi de çok ayrı bir mevzu.

Tomris Uyar’ı bir parça anlamak istiyorsanız onun öykülerine bir göz atmalısınız. Satır aralarında saklı samimi Tomris’i hemen bulacak ve neden bu aşkların ön plana çıkmasını istemediğini anlayacaksınız.

Devamını Oku

Ümit Yaşar OĞUZCAN – Acılar Denizi

Ben acılar denizinde boğulmuşum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını

Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
Baksana;herkes içime dökmüş artıklarını

Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
Yılların içimde bıraktıklarını…

Ümit Yaşar OĞUZCAN